Articles

Çocuklarımıza Duyguları Yönetmeleri İçin İzin Verelim

depresyon - raquel habib

Uzun zamandır düşünüyorum, ne oluyor da tüm hastalıklarda olduğu gibi duygusal sıkıntılarda da yaş sınırı gittikçe küçülmeye başladı. Eskiden 14 yaşında depresyona giren veya ufak yaşlarda anksiyete sorunu yaşayan, sınav kaygısından dolayı aşırı dalgalanmalar yaşayan çocuklar daha az sayıda vardı. Ben psikolog değilim. Ancak bir sürü psikolojik teşhislerde de yaş sınırının artık epey ufaldığını duyuyorum. Hemen bazılarınızı duyar gibiyim; “Eskiden vardı ama bunu teşhis edecek yeterli uzman yoktu, çocuklar için hayat bu kadar stresli değildi, bu kadar bilgi ortalıkta yoktu, beslenme daha iyi idi………” vs vs.

Tahteravallide Duygularım İle…

tahteravalli

Hiç çocukken parkta tahteravalliye bindiniz mi? Küçükken uzun süre yukarıda kalınca biran önce aşağıya inme ihtiyacı duyardım. Ya siz?
Sonra birden beklenmedik bir anda karşı tarafın insiyatifine bağlı bir hızda ve zamanda yere çakılırdım. Yere inmenin rahatlığı ama gafil avlanmanın acısını duyardım. Kontrolü karşıya vermiş olduğumdan gafil avlanırdım. Hazırlıklı olsam belki de ayaklarımı yere koymayı akıl edebilirdim. Böylece yere çakılmak yerine daha az darbe alarak oyuna devam ederdim…..

Işte duygularımı da karşıdakilerin yönetmesine izin verdiğimde aynen tahteravelliden düştüğüm gibi yere çakılıyorum. Oysa kendimi ve durumu kısacası AN’I takip etsem,

Benim Özgürlük

Aklından geçeni söyleyebilmek, istediğini yazabilmek, istediğini çizebilmek, istediğin gibi davranabilmek, istediğini düşünebilmek mi Özgürlük?

Toplumda ilk sorulduğunda akla gelen cevaplardan bir kaçı bu sanırım. Kimine göre biraz asi, biraz başına buyruktur Özgür İnsanlar.

polarity ying yangKendimi sahile yürüyüşe attığım bir öğleden sonra yürüme ihtiyacımı giderirken birden gelen bir histi bana ÖZGÜRLÜK. Ancak hiç tanımadığım bir versiyonu idi bu sefer ki, facebookta okuduklarımdan, okulda kitaplarda öğrendiklerimden pek bir farklı idi.

Hayatımda daha önce hiç bu kadar özgür

Yeni Bir Ailede Üvey Anne-Baba-Çocuk Olmak

Uzman Psikolog Yüksel Artar ile üzücü olsa da toplumumuzun hızla artan bir gerçeği olan boşanmış ailelerde sık rastlanan üvey anne-baba-çocuk olmak konusundaki hassas dengeleri, dikkatlice ele alınması gereken konuları ve daha sağlıklı bir ilişki kurabilmek için dinamikleri nasıl oluşturmamız gerektiğini konuştuk.

raquel-aileÜvey çocuk konumunda olmak ne demek?

Üvey çocuk olmak ve üvey anne ya da babaya sahip olmak, çocuğun anne ya da babasının öldüğü veya boşandıkları ve yeni bir evlilik oluşturulduğu anlamına gelir. Böyle bir zemin üzerine kurulan yeni ailede üvey anne- baba ve çocuk olmak pek çok belirsizliği ve güçlüğü de beraberinde getirir.

Anne ve babası boşanan birçok çocuk, onların bir gün barışacağını hayal eder, ancak ikinci evlilikler çocuk için bu umudu bitirir. Bu hayal kırıklığını yaşayan çocuğa anne ve babanın nasıl yaklaşacağı çok önemlidir.

    Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial